Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), bugün yayımlanan üç ayrı kararında, esasen ByLock kullanım iddiasına dayanan mahkûmiyetler kapsamında yapılan başvurularda toplam 947 başvurucu hakkında ihlal kararı verdi.

Yalçınkaya kararı ne diyordu?

Eylül 2023'te verilen Yalçınkaya v. Türkiye (Büyük Daire) kararında AİHM, ByLock kullanımının tek başına, silahlı terör örgütü üyeliği suçunun tüm maddi ve manevi unsurlarını otomatik olarak ispatlayan kesin bir delil gibi ele alınmasının hem AİHS m. 7 (kanunsuz suç ve ceza olmaz) hem de AİHS m. 6 (adil yargılanma hakkı) bakımından sorunlu olduğunu tespit etmişti. Bu karar, ByLock delilinin kullanımına dair genel ilkeleri ortaya koyması bakımından bir dönüm noktası oldu.

Yalçınkaya'dan bugüne: toplu kararların çizgisi

Yalçınkaya kararının ardından AİHM, aynı ilkeleri benzer konumdaki çok sayıda başvurucuyu kapsayan toplu kararlarla uygulamaya başladı. Temmuz 2025'te verilen Demirhan kararı, 2. Dairenin Yalçınkaya içtihadını ilk kez toplu biçimde uyguladığı karar oldu ve 239 kişiyi kapsadı. Aralık 2025'te Seyhan, Karslı ve Bozyokuş grupları toplam 2.420 başvurucu hakkında ihlal tespit etti. Haziran 2026'da ise Kılıçarslan, Çalı ve Dönmez grupları toplam 893 kişiyi kapsadı. Bugünkü Parun, Ünal ve Korkmaz kararları, bu çizginin devamı niteliğinde ve toplam 947 başvurucuyu kapsıyor.

Bu art arda gelen toplu kararlar, Yalçınkaya içtihadının münferit bir karar olmaktan çıkıp, benzer olgusal durumdaki binlerce dosya için sistematik biçimde uygulanan yerleşik bir içtihat haline geldiğini gösteriyor.

Bugünkü üç karar, bu ilkeleri nasıl uyguluyor?

1. Parun and Others v. Türkiye — 345 başvurucu

AİHM, başvurucuların TCK m. 314/2 kapsamında mahkûm edilmelerinde ByLock kullanımına belirleyici ve otomatik bir anlam yüklendiğini tespit etti. ByLock kullanımının, örgüt üyeliği suçunun tüm unsurlarını ortaya koyan kesin delil gibi kabul edilmesi hem AİHS m. 7'yi hem de AİHS m. 6 § 1'i ihlal etti; yani karar, kanunilik ve adillik sorunlarını birlikte ele alıyor.

🔗 Karara ulaşmak için tıklayın

2. Ünal and Others v. Türkiye — 591 başvurucu

Bu kararda ağırlık noktası yargılamanın adilliği. Mahkeme, ByLock verilerinin mahkûmiyetin kilit delili olmasına rağmen savunmanın bu verileri etkili biçimde tartışamamasını, teknik ve hukuki itirazların yeterince karşılanmamasını ve mahkeme gerekçelerinin yetersizliğini adil yargılanma hakkının özüyle bağdaşmaz buldu. İhlal tespiti yalnızca AİHS m. 6 § 1 kapsamında yapıldı.

🔗 Karara ulaşmak için tıklayın

3. Korkmaz and Others v. Türkiye — 11 başvurucu

Bu kararda odak, mahkûmiyetin kanuniliği. AİHM, ByLock kullanımının örgüt üyeliği suçunun tüm unsurlarını otomatik olarak ispatlayan kesin delil gibi kabul edilmesini AİHS m. 7'ye aykırı buldu.

🔗 Karara ulaşmak için tıklayın

Üç kararın odak farkı, AİHM'in ByLock temelli dosyalarda artık başvurucu grubunun olgusal örüntüsüne göre farklı ihlal gerekçeleri kurduğunu gösteriyor: Parun kararı kanunilik ve adilliği birlikte değerlendirirken, Ünal kararı esas olarak yargılama sürecindeki savunma hakkı ihlallerine, Korkmaz kararı ise doğrudan suçun unsurlarının ispatına odaklanıyor.

Neden önemli?

Demirhan'dan bugüne, sekiz ayrı toplu karar aracılığıyla toplam 4.899 başvurucu hakkında ihlal tespit edilmiş oldu (239 + 2.420 + 893 + 947). Bu süreç, benzer mahkûmiyeti bulunan kişiler için yeniden yargılama ve iç hukuk yollarının değerlendirilmesi açısından da yol gösterici.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her başvuru kendi olgusal ve hukuki koşullarına göre değerlendirilmelidir.

---------------------------------

Turkut Legal, ByLock temelli mahkûmiyetlere karşı AİHM'ye bireysel başvuru sürecinde ve iç hukuktaki yeniden yargılama taleplerinde danışmanlık sunar. Durumunuzun bu içtihat kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini görüşmek için bizimle iletişime geçin. Türkçe, İngilizce ve Almanca danışmanlık verilmektedir.